Jack Kerouac

09 April 2012


Once Upon a Time in Anatolia

08 January 2012


Luke Byrne

06 January 2012


Senol Erdogan

05 January 2012

”…zamandaki kaçık serseri, ve kutsanmış melek, bilinmeyen, yine de ölümden sonraki zaman boyunca söylenecek ne varsa koyanlar ortaya, ve jazzın hayaletimsi giysisiyle orkestranın altın rengi nefesli borularının gölgesinde yeniden dirilerek doğrulanlar ve amerika’nın çıplak zihninin aşk için çektiği ıstırapları, kentleri son radyosuna varasıya paramparça eden eli eli lamma lamma sabacthani çığlığıyla üfleyenler saksafonu parçalanarak vücutlarından çıkartılmış yaşam şiirinin saf kalbiyle ki bin yıl afiyetle yenir.”

Trash Kulture

La Taupe Zet La Locomotive

10 December 2011

“Nasıl ki su kenarında yetişen sazlar meşeden uzun yaşarsa, köstebek de lokomotife galip gelir. Yorgun bakışlı o eski dostumuz hâlâ kazıyor. Hadisenin gözden kaybolması, usulca, her şey uykudayken yeni patlamaları hazırlamakta olan o karanlık direniş faaliyetini ortadan kaldırmaz. … Günün minnacık fesatları ve gizli planları, yarının büyük öfkelerinin mayasıdır. Yepyeni fışkırmaların habercisidir. … Hiçbir yere götürmez gibi görünen fakat birden bire, kör edici bir ışığın şaşırtıcılığı içinde yeryüzüne çıkan tüneller boyunca uzlaşmaz direnişlerin, yönelim sahibi avareliklerin dik kafalı yürüyüşüdür bu. … İnatçı köstebek, çevik lokomotiften uzun yaşar. Yumuşak tüylü, yuvarlak hatları, makinenin metalik soğukluğuna, o çalışkan saflığı tekerleklerin ritmik takırtısına, mütebessim sabrı, o çelikten sırıtışa üstün gelir. … Deliğini kazar. Eşeler ve aşındırır. Gelmekte olan krizi hazırlar. … Kriz, apansız gün yüzüne açılan bir köstebek deliğidir.”

“Cela dit, de même que le roseau survit au chêne, la taupe l’emporte sur la locomotive. Elle creuse encore, cette vieville amie au regard fatigué. L’éclipse de l’événement n’abolit pas l’obscur travail de résistance où se préparent, discrètement, lorsque tout dort, de nouveaux surgissements. … Les conspirations et les conjurations minuscules du jour sont le ferment des grandes colères du lendemain. Elles annoncent de nouveaux jaillissements. … Un cheminement têtu de résistances irr´conciliables, d’errances orientées, le long de galeries qui semblent ne mener nulle part, et qui débouchent pourtant au grand jour, dans l’étonnement d’une lumière aveuglante. … La taupe têtue survit à la fringante locomotive. Sa rondeur pelucheuse l’emporte sur la froideur métallique de la machine, sa bonhomie laborieuse sur lemartèlement cadencé des roues, sa souriante patience sur les ricanements d’acier. … Elle fait son trou. Elle mine et elle sape. Elle prépare la crise qui vient. … La crise est une taupinière soudain éclose.”

― Daniel BENSAÏD, Köstebek ve Lokomotif / La Taupe et La Locomotive, 2001


Emrah Serbes

07 October 2011

“Babam fabrikadan aldığı maaşının yarısıyla yirmi sene boyunca taksit ödeyip İnan Yapı Kooperatifi’nden bir daire sahibi oldu. Taksitlerin bittiği ay deprem oldu, ev yıkıldı. Tek yumrukla nakavt. Her zaman böyle olur. Mutlu olmak için bir sürü faktörün bir araya gelmesi gerekir. Mutsuzluk için tek neden yeter.”


Atmosphere

10 July 2011


10 July 2011

Turistik motivasyonumun yerini pragmatik, maddiyata yonelik kesintisiz eforlar aldi. Bir kez daha calismanin yasamam icin tek basina dinamo gorevi ustlenebilmek icin gerekli miktarda haz stoguna sahip olmadigini anlamis oldum. Bir ay daha, pipomun dumanini seylan cayiyla harmanlayacagim gunlerin hayalleriyle idare etmem gerekli. 18 Agustos’a kadar carklari bu yagla dondurmeye devam.


Neset Ertas

26 May 2011


Nextspace

25 May 2011

24/7 calisabildigim bir ofise kavustum. mevcut mood’umun atalarini selamladigim cypress hill, jmt molalariyla radio paradise dinlemeye devam. all hail the dominant primordial moods!


Baris Manco

23 May 2011

kupkuru bir agacin daliyim, yapayalniz / uzaklarda bir yerlerde birseyler kok saliyor


Hrant Dink

04 May 2011


04 May 2011

hn’de gordugum cesitli hardcore materyallerin etkisi altinda yapilan yaratici cizimlere naciz capimda verdigim reaksiyon; kahve, dumani pipodan derin nefeslerle cekilmis tutun ve pentagram konseri etkisi altinda yaptigim cizim. sonucun tukettigim materyali (kitabi dahil etmezsek?) hakettigini umuyor 10 dakikalik sanat maratonumu beceriksiz oldugum alanlarda belirginlesen kucuk seylerden aldigim buyuk tatminin huzuruyla noktaliyorum.


Tech N9ne

18 March 2011


Joseph

12 March 2011


12 March 2011

If you can’t explain it simply, you don’t understand it well enough. ― Albert Einstein


All Hail the Dominant Primordial Beast!

30 December 2010

“Cogu insan onlari mutsuz eden kosullarda yasiyor ve gene de bunu degistirmek icin hicbir sey yapmiyorlar. Cunku guvenli, rahat, rutin bir hayata kosullanmis durumdalar. Tum bunlar huzur veriyor gibi gorunse de, insanin icindeki maceraci ruh icin kesin olarak cizilmis bir gelecekten daha yikici birsey dusunemiyorum.”


Fidel Castro

11 December 2010


Winchestor Liberator

29 November 2010


The Black Keys

22 November 2010


22 November 2010

Benekli puanter av kopegi, once kendisini pek hos karsilamayan coban kopekleriyle kaynasiyor. Avdan sonra cobanlarla cay icerken, geride duran esegin iki gundur ac ve susuz oldugunu ogrendik. O sira avdan sonra bile yerinde bir saniye duramayan av kopekleriyle oynamaya calisiyordu bagli oldugu ipi zorlayarak. Sari kopegin onculuk ettigi suru ise fotograftaki dagin karsisindaki bir yamaca ulasmisti ve epey uzaktan gelen ani havlama seslerine yapilan avci yorumlari kopeklerin yuzde yuz tavsan kovaladigi yonundeydi.


10 November 2010


27 October 2010

Bir yandan askerlik tecil suremi uzatmak icin Hugo gibi leveldan levela atlarken (Bu arada 96’da Tolga Gariboglu’nun sundugu Matrak Futbol’da Rus takimiyla oynamisligim mevcut) modern silahlara ilgimin hat safhaya cikmasina sebebiyet veren devlet dairelerindeki hiyerarsi mutantlari tarafindan uygulanan ulkemize has psikolojik iskencenin yarattigi stres ve ofkeyi sineye cekme mecburiyeti gozumun onune genis bir yelpazeden ozenle secilmis militar enstrumanlarla, tipki Assault Cube’teki elitist clanlara yaptigim soykirim turevlerini icra ettigim flashforwardlar getiriyor.


Franck Ribéry

22 September 2010


Orhan Pamuk

31 August 2010

Ben de benzeri bir müzik işlevi görecek ve sevilecek bir-iki söz ile konuyu değiştireyim! Bildiğiniz gibi, biz yazarlara en çok sorulan, en çok sevilen soru şudur: neden yazıyorsunuz? Içimden geldiği için yazıyorum! Başkaları gibi normal bir iş yapamadığım için yazıyorum. Benim yazdığım gibi kitaplar yazılsın da okuyayım diye yazıyorum. Hepinize, herkese çok çok kızdığım için yazıyorum. Bir odada bütün gün oturup yazmak çok hoşuma gittiği için yazıyorum. Onu ancak değiştirerek gerçekliğe katlanabildiğim için yazıyorum. Ben, ötekiler, hepimiz, bizler Istanbul’da, Türkiye’de nasıl bir hayat yaşadık, yaşıyoruz, bütün dünya bilsin diye yazıyorum. Kağıdın, kalemin, mürekkebin kokusunu sevdiğim için yazıyorum. Edebiyata, roman sanatına her şeyden çok inandığım için yazıyorum. Bir alışkanlık ve tutku olduğu için yazıyorum. Unutulmaktan korktuğum için yazıyorum. getirdiği ün ve ilgiden hoşlandığım için yazıyorum. yalnız kalmak için yazıyorum. Hepinize, herkese neden o kadar çok çok kızdığımı belki anlarım diye yazıyorum. Okunmaktan hoşlandığım için yazıyorum. Bir kere başladığım şu romanı, bu yazıyı, şu sayfayı artık bitireyim diye yazıyorum. Herkes benden bunu bekliyor diye yazıyorum. Kütüphanelerin ölümsüzlüğüne ve kitaplarımın raflarda duruşuna çocukça inandığım için yazıyorum. Hayat, dünya, her şey inanılmayacak kadar güzel ve şaşırtıcı olduğu için yazıyorum. Hayatın bütün bu güzelliğini ve zenginliğini kelimelere geçirmek zevkli olduğu için yazıyorum. Hikâye anlatmak için değil, hikâye kurmak için yazıyorum. Hep gidilecek bir yer varmış ve oraya -tıpkı bir rüyadaki gibi- bir türlü gidemiyormuşum duygusundan kurtulmak için yazıyorum. Bir türlü mutlu olamadığım için yazıyorum. Mutlu olmak için yazıyorum.


The Soprano Family

25 August 2010


Jedi Mind Tricks

14 August 2010


bandista

14 August 2010

Hurriyet sarkilari dilimize pelesenk, Apoletlere inat, rutbesiz bir gelecek!


Primer

14 June 2010


The Kid

10 June 2010


Camilo

09 June 2010


Alexandros Grigoropoulos (1993-2008)

08 June 2010


mambo tango

07 June 2010